Tunç, açıklamayı Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde Memur-Sen ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu-Yargı Kararları ve Hukuki Tartışmalar” sempozyumunda yaptı. Programda Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve üniversite rektörü Ali Cengiz Köseoğlu da yer aldı.
Toplu sözleşme hakkı anayasal güvenceye kavuştu
Tunç, kamu görevlilerinin kazanımlarında Memur-Sen’in katkısına dikkat çekerek, Türkiye’nin son 23 yılının sendikal hakların somut kazanımlara dönüştüğü bir reform dönemi olduğunu söyledi. 2010 anayasa değişikliği ile toplu sözleşme hakkının anayasal güvenceye kavuşturulduğunu belirten Bakan, “Toplu sözleşme hakkı artık memurların aylık, atanma, özlük ve diğer haklarını doğrudan belirleyebilecek bir hukuki araç haline geldi” dedi.
Memurların haklarına kararlı destek
4688 sayılı Kanun çerçevesinde sendika temsilcileriyle karşılıklı güvene dayalı bir istişare geleneği inşa ettiklerini ifade eden Tunç, “Bu zemin sayesinde personelimizin mali, sosyal ve özlük hakları için sorunları tespit ediyor ve toplu sözleşme süreçlerinde refahlarını artırmak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz” diye konuştu.
Yargı reformu ve gelecek hedefleri
Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi’ne de değinen Tunç, “Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla hazırlanan bu belge, 5 temel amaç, 45 hedef ve 264 faaliyet içeriyor. Adalet personelinin kariyer imkanlarını artırmayı, sosyal ve ekonomik haklarını geliştirmeyi, çalışma ortamlarını iyileştirmeyi hedefliyoruz. Bu hedefleri tek tek hayata geçireceğiz” dedi.
Muhalefete eleştiri
Tunç, özellikle Cumhurbaşkanına yönelik eleştirileri ele alarak, “Ülkemizdeki meşruiyet tartışmalarının geçerliliği söz konusu değil. Eleştiriler yapıcı değilse ülkemize faydası olmaz. Biz meşruiyeti dış ülkelerde ülkemizi şikayet ederek aramayız. Keşke muhalefet daha yapıcı, düzeyli ve proje üreten bir yaklaşım sergileyebilse” ifadelerini kullandı.
KAYNAK: DHA




