Yıldırım, Nilüfer, Osmangazi, Gürsu, Kestel ve Mudanya’nın bir bölümüne içme suyu sağlayan 60 milyon metreküp kapasiteli Nilüfer Barajı ile 125 milyon metreküp kapasiteli Doğancı Barajı, kurak geçen ayların ardından Uludağ’dan gelen kar suları ve bölgede etkili olan sağanak yağışlarla besleniyor.
Ekimde Yüzde 1’in Altına Düşmüştü
Geçen yıl ekim ayında doluluk oranı yüzde 1’in altına düşen barajlarda, şebekeye su verilemeyecek seviyeye gelinmiş, Bursa genelinde bir süre 12’şer saatlik planlı su kesintileri uygulanmıştı. Yaşanan bu sürecin ardından gelen yağışlar, barajlara yeniden can suyu oldu.
Yetkililerden alınan bilgilere göre Doğancı ve Nilüfer barajlarının ortalama doluluk oranı yüzde 38,02 olarak ölçüldü. Bu oran, son 5 yılın aynı dönemleriyle benzer bir seviyeye ulaşıldığını gösteriyor.
“Hâlâ Kritik Bir Eşikteyiz”
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, barajlardaki su seviyesindeki artışın sevindirici olduğunu ancak bunun kalıcı bir rahatlama anlamına gelmediğini vurguladı.
Dindar, baraj doluluk oranlarının her yıl bu dönemlerde yükseldiğini hatırlatarak, uzun vadede su güvenliği açısından hâlâ riskli bir noktada olunduğunu ifade etti.
“Geçen Yılki Gibi Bir Yaz Kurtarıcı Olmaz”
Bu yıl da kurak bir yaz yaşanması durumunda mevcut doluluk oranlarının yeterli olmayacağını belirten Dindar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geçen yılki gibi kurak, yağışsız bir yaz dönemi yaşarsak şu anki doluluk oranı maalesef bizi kurtaracak düzeyde değil. Su güvenliğini sadece baraj doluluk oranları üzerinden konuşmak artık geçerli ve kalıcı bir çözüm değil. Suyu yalnızca barajlarda toplamanın yeterli olmadığını acı tecrübelerle gördük.”
Kayıp-Kaçak Alarmı: Yüzde 40–50 Seviyesinde
Dindar, Bursa’da suyun önemli bir kısmının şebekede kaybolduğuna dikkat çekerek, kayıp-kaçak oranlarının hâlâ çok yüksek seviyelerde olduğunu söyledi:
“Kayıp kaçak oranları halen yüzde 40-50’ler seviyesinde. Yani 10 birim su yola çıktığında, bunun 4-5 birimi musluğa ulaşmadan kayboluyor.”
Tarımsal Sulamada Tasarruf Vurgusu
Su tasarrufunun yalnızca bireysel kullanımda değil, özellikle tarımsal sulamada hayati önem taşıdığını belirten Dindar, ‘salma sulama’ yönteminin terk edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Tarımsal sulamada yapılacak 3 birimlik bir tasarruf, şehirde yapacağımız 10 birimlik tasarrufa denk gelebilir. Bu nedenle tarımsal sulama su yönetiminin en kritik alanlarından biri.”
Günlük Kullanımda Uyarılar
Musluk suyuyla araç yıkanmaması ve bağ-bahçe sulamasından kaçınılması gerektiğini belirten Dindar, yağmur hasadı, altyapı yenileme çalışmaları ve sanayide su verimliliği dönüşümünün önemine dikkat çekti.
“Kayıp kaçak oranlarının azaltılması, altyapının yenilenmesi, sanayide dönüşümün desteklenmesi ve evlerde yapılacak tasarrufların bir araya gelmesiyle kümülatif bir etki yaratabiliriz. Barajlardaki su oranlarından ziyade suyu nasıl ve ne kadar koruduğumuza odaklanmalıyız.”
Yer Altı Suları İçin Kritik Uyarı
Önümüzdeki haftalarda yağış beklentisi olduğunu hatırlatan Dindar, yağışların verimli şekilde toplanmasının önemine işaret ederek yer altı suları konusunda da uyarıda bulundu:
“En ufak bir kriz durumunda yer altı sularına yükleniyoruz. Oysa yer altı suları olağanüstü durumlar için ayrılmış rezervlerimiz. Bu kaynakların azalması, uzun vadede çok daha büyük sorunlara yol açar.”
KAYNAK: AA




