ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta patlak veren savaş, Akdeniz’in kalbi Kıbrıs’ı stratejik bir cepheye dönüştürdü. İngiltere’nin adadaki Akrotiri (Ağrotur) üssünü İran operasyonları için Washington’a açması, adayı doğrudan hedef haline getirdi. 2 Mart’ta üsse düzenlenen SİHA saldırısının ardından Atina ve Paris’ten peş peşe hamleler geldi.
Atina’dan ‘Kimon’ Hamlesi: SİHA Avcısı Gemiler Yolda
Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunma gerekçesiyle adaya iki F-16 savaş uçağı ve iki fırkateyn gönderme kararı aldı. Gönderilen gemiler arasında en dikkat çekeni, Fransa’dan yeni tedarik edilen ve özel radar sistemleriyle “SİHA katili” olarak bilinen HS Kimon savaş gemisi oldu.
Fransa da Devreye Girdi: “Savunmaya Hazırız”
Yunanistan’ın ardından Fransa da bölgeye bir fırkateyn ve füze savunma sistemleri konuşlandıracağını duyurdu. Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, “Ortaklarımız talep ederse onları savunmaya hazırız” diyerek adadaki askeri varlıklarını tescilledi.
Türkiye’nin Bakış Açısı: “Asıl Kaygı Silahlanma Yarışı”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, şu an için Kuzey Kıbrıs (KKTC) ve sivil tesisler üzerinde büyük bir risk görmediklerini ifade etse de Ankara’nın asıl endişesi farklı bir noktada yoğunlaşıyor: Adadaki askeri dengenin bozulması.
Türkiye, Yunanistan ve Fransa’nın son adımlarını; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin son yıllarda artan silahlanma yatırımlarının bir uzantısı olarak görüyor. ABD’nin silah ambargosunu kaldırması ve İsrail’in adaya hava savunma sistemleri yerleştirme girişimi, Ankara tarafından “çatışmasızlık ortamını tehdit eden” gelişmeler olarak not ediliyor.




