Bursa’da Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, 4-10 Ocak Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası kapsamında önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Karadağ, verem (tüberküloz) denilince akla ilk olarak akciğerlerin geldiğini, ancak bakterinin kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılabileceğini belirtti.
Verem belirtileri başlangıçta diğer hastalıklarla karışabiliyor
Başlangıç evresinde veremin üst solunum yolu enfeksiyonları ve grip ile karıştırılabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Karadağ, “Bu benzerlik tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir” dedi. Verem, tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen, bulaşıcı ve kronik bir enfeksiyon hastalığı olarak biliniyor.
Prof. Dr. Karadağ, öksürük, halsizlik, yorgunluk, hafif ateş ve kilo kaybı gibi belirtilerin görüldüğü durumlarda vakit kaybetmeden Aile Sağlığı Merkezlerine başvurulması gerektiğini vurguladı. Özellikle Bursa gibi nemli hava ve kışın hava kirliliği olan bölgelerde belirtiler daha kolay maskelenebiliyor.
Bursa, verem tedavisinde Türkiye ortalamasının üzerinde
Bursa’da yıllık kayıtlı verem hastası sayısı 350-400 arasında olup, tedavi takip oranı yüzde 95’e ulaşarak Türkiye ortalamasının üzerinde bir başarı sergiliyor. Prof. Dr. Karadağ, “Tam ve düzenli tedavi, hastaların 2-3 hafta içinde bulaştırıcılığını kaybetmesini sağlıyor. Ancak tedavinin yarım bırakılması, ilaç dirençli verem gibi çok daha zor ve maliyetli bir duruma yol açıyor” uyarısında bulundu.
Verem Savaş Dispanserleri gözetiminde, tedavinin en az 6-9 ay boyunca düzenli kullanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Karadağ, erken teşhis ve tedaviye başlamanın hayat kurtarıcı olduğunu ifade etti.




