İşçi temsilcileri masada yok, sorumluluk hükümette
Programda, ikinci toplantıya Türk-İş ve Hak-İş’in katılmaması dikkat çekti. Erdursun, işçi sendikalarının masada yer almaması halinde açıklanacak asgari ücret kararının sorumluluğunun doğrudan hükümete ait olacağını vurguladı. Önceki yıllarda düşük zam oranlarının faturasının sendikalara kesildiğini hatırlatan Erdursun, bu kez gelecek tepkilerin doğrudan hükümete yöneleceğini ifade etti. Komisyonun oy çokluğuyla karar alma yetkisi bulunduğunu belirten Erdursun, bir sonraki toplantıda dahi kararın açıklanabileceğini söyledi.
Asgari ücret ortalama ücrete dönüştü
Değerlendirmelerde en dikkat çeken başlıklardan biri, asgari ücretin Türkiye’de olması gereken kimliğinden uzaklaşması oldu. Erdursun, gelişmiş ülkelerde asgari ücretin ortalama ücretin yaklaşık yüzde 40’ı seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 74’e çıktığını belirtti. Özel sektörde yaklaşık 15,5 milyon çalışanın ortalama ücretinin 30 bin lira civarında olduğunu hatırlatan Erdursun, asgari ücretin neredeyse ortalama ücret haline gelmesinin çalışma hayatındaki dengeyi bozduğunu ifade etti.
Yıllarca asgari ücretle çalışma sistemi kilitliyor
Asgari ücretin tanımı gereği mesleğe giriş ücreti olması gerektiğini vurgulayan Erdursun, Türkiye’de çalışanların yıllarca asgari ücrette kalmasının sistemsel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Bir kişinin işe başladıktan sonra kısa sürede tecrübe kazanmasına rağmen ücretinin artmamasının, asgari ücretin “alt sınır” olma özelliğini ortadan kaldırdığını söyledi. Bu durumun hem ücret skalalarını hem de gelir dağılımını bozduğunu dile getirdi.
Asgari ücret artıyor, diğer maaşlar yerinde sayıyor
Programda, asgari ücretin üzerinde maaş alanlar için zam zorunluluğu bulunmamasının yarattığı sorunlara da dikkat çekildi. Erdursun, asgari ücret artarken ortalama ücretlerin aynı oranda yükselmemesinin, iki ücret arasındaki farkı giderek kapattığını belirtti. Bu durumun uzun vadede daha büyük sosyal ve ekonomik sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
2026 için öne çıkan rakamlar: 27.500 – 28.000 TL
Asgari ücrette kulislerde konuşulan rakamlara da değinen Erdursun, hedeflenen enflasyon doğrultusunda 2026 yılı için artış oranının yüzde 20–25 bandında şekillenebileceğini söyledi. Bu hesaplamalarla asgari ücretin 27.500 – 28.000 lira aralığında belirlenmesinin beklendiğini, 30 bin liranın ise daha düşük bir ihtimal olarak görüldüğünü ifade etti.
Açlık sınırı asgari ücretin üzerine çıkıyor
Erdursun, mevcut ekonomik tabloda açlık sınırının 29–30 bin liraya dayandığını hatırlatarak, beklenen asgari ücretin bu sınırın altında kalacağına dikkat çekti. Önümüzdeki yılın ortasında açlık sınırının 35 bin liraya, yıl sonunda ise 37–38 bin liraya çıkabileceğini belirten Erdursun, bu durumun Türkiye için daha önce görülmemiş ciddi bir tabloya işaret ettiğini söyledi.
Devlet desteği ve işveren maliyetleri tartışması
Programda “asgari ücrette devlet desteği var mı?” sorusu da ele alındı. Erdursun, asgari ücretten vergi alınmamasının yeni bir destek olmadığını, fiilen ortada doğrudan bir devlet desteği bulunmadığını ifade etti. Buna karşın 1 Ocak 2026’dan itibaren sigorta prim oranlarının 1 puan artırılacağını, peşin ödeme indiriminin ise yüzde 2’ye düşürüleceğini hatırlattı. Bu düzenlemelerin işveren maliyetlerini artıracağını ve kayıt dışılığı teşvik edebileceğini vurguladı.
Kayıt dışılığı besleyen emeklilik sistemi
Kayıt dışı çalışmanın temel nedenlerinden birinin emekli aylığı hesaplama sistemi olduğunu belirten Erdursun, asgari ücretle çalışan ile asgari ücretin birkaç katı gelir elde edenlerin benzer emekli maaşları almasının sistemi bozduğunu söyledi. Bu durumun çalışanları ve işverenleri düşük prim bildirimine ittiğini, sorunun rakamdan çok sistemle ilgili olduğunu ifade etti.
Emekliler için beklenen zam oranları
Programda emekli maaşlarına ilişkin olası artışlar da değerlendirildi. Yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 31 çıkması halinde, SSK ve Bağkur emeklileri için yüzde 12,3, memur ve memur emeklileri için yüzde 18,7 oranında enflasyon farkı oluşması bekleniyor. Erdursun, 5 aylık enflasyona göre yapılan hesapların yanıltıcı olduğunu, gerçek artışın 6 aylık enflasyonla belirleneceğini vurguladı.
“SGK tarihinin en iyi dönemini yaşıyor”
SGK’nın gelir-gider dengesine de değinen Erdursun, asgari ücret artışıyla prim gelirlerinin yüzde 25 civarında artacağını, buna karşın emekli giderlerinin yüzde 13–14 bandında kalacağını belirtti. Bu tabloyla Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tarihinin en iyi mali dönemlerinden birini yaşadığını ifade eden Erdursun, buna rağmen bu iyileşmenin vatandaşın cebine yansımadığını söyledi.




