ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, vize yasağının Amerikan platformlarını sansürlemeye ve gelirden mahrum bırakmaya çalışan kişi ve kuruluşlara karşı olduğunu belirtti. Rubio, söz konusu isimlerin ABD’ye girişlerinin Amerikan dış politikası açısından ciddi ve olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
TRUMP YÖNETİMİ SANSÜR UYGULAMALARINA MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEK
Rubio, AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında bazı ABD merkezli sosyal medya platformlarını cezalandırmasını eleştirerek, Trump yönetiminin sınır ötesi sansür uygulamalarına artık müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.
AB KOMİSYONU: HIZLI VE KARARLI KARŞILIK
ABD’nin kararına AB Komisyonu sert tepki gösterdi. Açıklamada, gerekli görülmesi halinde haksız tedbirlere karşı düzenleyici özerkliğin korunacağı ve hızlı, kararlı bir şekilde karşılık verileceği belirtildi.
FRANSA VE ALMANYA’DAN TEPKİLER
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD’nin adımını Avrupa’nın dijital egemenliğini zayıflatmayı amaçlayan bir baskı olarak değerlendirdi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da hedef alınan isimlerin yer aldığı “HateAid” kuruluşuna uygulanan vize yasağını kabul edilemez buldu.
HEDEFTEKİ İSİMLER
ABD tarafından “radikal aktivist” olarak tanımlanan isimler arasında Imran Ahmed ve Clare Melford (İngiltere) ile Anna-Lena von Hodenberg ve Josephine Ballon (Almanya) yer alıyor. İsimler, Avrupa’daki sosyal medya düzenlemeleri ve nefret söylemiyle mücadele çalışmalarıyla biliniyor.
ABD’DEN DİJİTAL KURALLARA ELEŞTİRİ
Trump yönetimi, Avrupa’nın dijital kurallarını Amerikan şirketlerini hedef almak için kullanması halinde tepki göstereceklerini belirtti. Başkan Yardımcısı James David Vance, AB’nin Amerikan şirketlerine “saçma nedenlerle saldırmaması gerektiğini” ifade etti.




