Türkiye, Somali ve Somaliland üzerinden yürütülen dezenformasyonlara karşı gerçekleri kamuoyuyla paylaştı. 26 Aralık’ta İsrail’in Somaliland’ı bağımsız ülke olarak tanıma kararına tepki gösteren Türkiye, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan ve Somali’nin de aralarında bulunduğu 21 ülke ile beş maddelik ortak bildiri yayımlayarak Somali’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne destek verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Aralık’ta Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile ortak basın toplantısı gerçekleştirerek Türkiye’nin bölgedeki duruşunu bir kez daha açıkladı. Erdoğan, Türkiye’nin Somali ile ilişkilerinin karşılıklı egemenliğe dayalı olduğunu vurguladı.
Türkiye aleyhine yayılan başlıca dezenformasyonlar ve gerçekler şöyle özetlendi:
-
Sömürgeci emeller ve yeni Osmanlıcılık iddiaları: Türkiye’nin Somali ile savunma ve ekonomik iş birliği anlaşmasının “yayılmacı” olduğu yönündeki iddialar doğru değil. Türkiye, Somali’nin talebiyle ve BM kararlarıyla uyumlu şekilde bölgedeki güvenliği ve kalkınmayı destekliyor.
-
Etiyopya’ya karşı cephe alma söylemi: Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunması Etiyopya’ya karşı bir düşmanlık anlamına gelmiyor. Ankara, Ankara Süreci çerçevesinde Etiyopya ile Somali arasındaki gerginliği azaltmak için diplomatik arabuluculuk yapıyor.
-
Enerji kaynaklarına el koyma iddiaları: Türkiye’nin Somali’de petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri, gelir paylaşımına dayalı anlaşmalar çerçevesinde yürütülüyor. Amaç, Somali’nin ekonomik bağımsızlığını artırmak ve teknolojik altyapısını güçlendirmek.
-
Terör üzerinden manipülasyonlar: Eş-Şebab gibi terör örgütleri Türkiye’nin varlığını “istila” olarak lanse ediyor. Gerçek ise Türkiye’nin terörle mücadeleyi destekleyen nadir ülkelerden biri olduğu ve insani yardımları aksatmadan yürüttüğü.
-
Somaliland’a karşı olma iddiası: Türkiye, Somaliland’ın başkenti Hargeisa’da konsolosluk açan ve bölgeye yardım ulaştıran ilk ülkelerden biri. Türkiye’nin duruşu uluslararası hukuka dayanıyor ve “tek Somali” ilkesini destekliyor.
Özellikle Aralık 2025 itibarıyla İsrail’in Somaliland’ı tanıma girişimi sonrası, Türkiye’ye karşı yeni bir dezenformasyon dalgası başladı. Türkiye, bölgedeki istikrarı korumak ve ayrılıkçı hareketlerin tetiklenmesini önlemek amacıyla tepki gösteriyor.
İsrail’in hamlesi, Türkiye’nin Doğu Afrika ve Kızıldeniz’deki stratejik ağırlığını zayıflatmaya yönelik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Ancak Türkiye, Somali’deki projelerini ve diplomatik varlığını güçlendirmeye devam ederek bölgede uzun vadeli istikrarı savunuyor.




