İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Türk vatandaşlığını para karşılığı usulsüz yollarla pazarlayan suç örgütünün çalışma yöntemleri deşifre edildi. 105 sanığın yer aldığı iddianamede, örgüt lideri Medet Anli için 88 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi.
“Babatak” Yöntemiyle Hayali Satışlar
Örgütün, kendi içinde “Babatak” adını verdiği sistemle devleti nasıl dolandırdığı bilirkişi raporlarına yansıdı. Şüphelilerin yöntemi şu şekilde işliyordu:
-
Değer Artırımı: Gerçek değeri 50 bin ile 70 bin dolar olan gayrimenkuller, kağıt üzerinde vatandaşlık sınırı olan 400 bin dolar ve üzerinde gösterildi.
-
Hayali Para Trafiği: Bankaya yatırılan paralar, “vatandaşlık kazanımına uygundur” notuyla dekont edildikten kısa süre sonra aynı hesaptan geri çekildi. Yani ülkeye gerçek bir döviz girişi sağlanmadı.
-
Geri İade Garantisi: Muvazaalı satış yapılan gayrimenkullerin, vatandaşlık tescili süresi dolduktan sonra örgüte iade edileceğine dair “taahhüt senetleri” düzenlendi.

Kuyumcular “Örgüt Kasası” Çıktı
MASAK raporlarına göre; suçtan elde edilen gelirler kuyumcu şirketleri üzerinden aklandı. Örgüt lideri Medet Anli ile bağlantılı şirketler arasında sadece 91 işlemde 486 milyon liralık dev bir para trafiği tespit edildi. Ayrıca “hurda altın” ibaresiyle yapılan yüz milyonlarca liralık transferlerin, suç gelirlerini sisteme sokmak için kullanılan bir kılıf olduğu değerlendirildi.

Zarar 144 Milyon Dolar: Devlet “Suçtan Zarar Gören” Sıfatında
İddianamede, bu usulsüz işlemlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne toplam maliyetinin 144 milyon 300 bin dolar olduğu belirtildi. Bu nedenle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı dosyada “suçtan zarar gören” olarak yer aldı.




