Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı görevini yürüten Burhanettin Duran, “Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü Paneli”nde konuştu.
“Türkiye en fazla çaba gösteren aktörlerden biri”
Duran, Suriye halkının 13 yıl süren savaş boyunca yaşadıklarını en yakından gözlemleyen ve bu süreci uluslararası kamuoyuna duyurma konusunda en fazla çaba gösteren ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini söyledi.
Türkiye’nin, Suriye’de eski rejimin saldırıları karşısında Suriyelilere sırtını dönmediğini ifade eden Duran, bölgesel istikrar için sorumluluk almaktan kaçınmadıklarını vurguladı.
“Suriye halkı 13 yıl süren acıların ardından 8 Aralık 2024’te devrimini gerçekleştirdi ve hem Suriye hem de bölgemiz için yeni bir dönem başladı” diyen Duran, öncelikli hedefin Suriye’nin yeniden inşası ve imarı olduğunu kaydetti.
“Toprak bütünlüğüne saygı göstereceğiz”
Yeni dönemde istikrarı sabote etmeye çalışan aktörlerin bulunduğunu belirten Duran, bu yapıların kimi zaman terör örgütü, kimi zaman vekil unsurlar ya da bazı devletler şeklinde ortaya çıkabildiğini söyledi.
Duran, “Türkiye olarak dün olduğu gibi bugün de gelecekte de Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı gösterecek ve bunun korunmasına yardımcı olacağız. Bölgemizde barış ve huzurun tesisi için katkı sunmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Dezenformasyonla mücadele güvenlik meselesi”
Barışın iletişimini korumanın bir güvenlik meselesi olduğuna dikkat çeken Duran, dezenformasyonun çatışma bölgelerinde istikrarı zedeleyen önemli bir araç haline geldiğini söyledi.
Gazze örneğine değinen Duran, sosyal medyada yayılan manipülatif içeriklerin toplumsal hassasiyetleri istismar ettiğini belirtti.
“Dezenformasyonla mücadeleyi barış anlatımızın güçlendirilmesi için olmazsa olmaz görüyoruz” diyen Duran, barışın yalnızca sahada değil, dijital mecralarda ve bilgi akışında da inşa edildiğini vurguladı.
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Duran, özellikle duygusal hassasiyetlerin arttığı dönemlerde sosyal medyada paylaşılan içeriklere karşı dikkatli olunmasını istedi.




