Bilim dünyasında “insan evrimi yavaşladı” görüşünü temelinden sarsan yeni bir çalışma Nature dergisinde yayımlandı. 18.000 yıllık bir süreci kapsayan ve antik DNA örnekleriyle modern genomları kıyaslayan araştırma, doğal seçilimin Batı Avrasya hattında (Avrupa’dan Türkiye’ye) yaklaşık 500 gen üzerinde aktif olarak çalışmaya devam ettiğini gösterdi.
Doğal Seçilimin Yeni Gözdeleri: Kızıl Saç ve Açık Ten
Araştırma sonuçlarına göre, son bin yıllarda Batı Avrasya’da belirli fiziksel özellikler evrimsel olarak daha “avantajlı” hale gelmiş durumda.
-
Kızıl Saçlılık ve Açık Ten: Güneş ışığının az olduğu bölgelerde D vitamini sentezini kolaylaştıran açık ten rengi ve buna eşlik eden kızıl saçlılık genlerinde belirgin bir artış saptandı.
-
Kellik Azalıyor: Erkek tipi kellik ve romatoid artrit (eklem iltihabı) yatkınlığına neden olan gen varyantlarının popülasyondaki sıklığının azaldığı görüldü.
Patojenlere Karşı Genetik Kalkan
Evrim sadece dış görünüşü değil, hayatta kalma şansımızı da şekillendiriyor. 16.000 genomun incelendiği çalışmada, insanlığın tarihi boyunca mücadele ettiği hastalıklara karşı direnç kazandığı belgelendi:
-
HIV ve Cüzzam Direnci: Batı Avrasya halklarında bu iki hastalığa karşı direnç sağlayan genlerin seçilimi arttı.
-
Dalgalanan Genler: Tüberküloz ve MS (Multipl Skleroz) gibi hastalıklara yatkınlık genlerinin ise zaman içerisinde çevresel faktörlere bağlı olarak yükselip düştüğü tespit edildi.
“Doğru Sinyali Yakalayamıyorduk”
Araştırmanın başyazarı Ali Akbari, “İnsan evrimi yavaşlamadı; biz sadece doğru sinyali yakalayamıyorduk” diyerek yeni geliştirdikleri istatistiksel yöntemin (AGES) önemine dikkat çekti. Uzmanlar, diyet, iklim ve salgın hastalıklar gibi yerel faktörlerin evrimsel süreci yönetmeye devam ettiğini belirtiyor.





