Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, “terörsüz Türkiye” hedefinin siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Bahçeli, bu sürecin sadece güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda kalkınma, toplumsal huzur ve milli birlik açısından da belirleyici olacağını ifade etti.
“Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk” diyen Bahçeli, terörün Türkiye’nin kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirterek, bu engelin ortadan kaldırılmasıyla birlikte ülkenin her alanda daha güçlü bir konuma geleceğini söyledi.
MHP’nin bu süreçteki duruşunun net olduğunu dile getiren Bahçeli, “Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir, taviz değildir, terör örgütüyle pazarlık değildir” ifadelerini kullandı. Partisinin hiçbir şekilde terörle yan yana getirilemeyeceğini belirten Bahçeli, terörün tüm unsurlarıyla ortadan kaldırılmasının temel hedef olduğunu kaydetti.
Sürecin devamında siyasi ve hukuki düzenlemelerin önemine dikkat çeken Bahçeli, yapılacak düzenlemelerin millet iradesiyle şekilleneceğini belirtti. Bu noktada kamuoyunda oluşabilecek hassasiyetlere de değinen Bahçeli, şehitlerin hatıralarının siyasi tartışmalara malzeme yapılmaması gerektiğini vurguladı.
Abdullah Öcalan’ın statü meselesine özel bir parantez açan Bahçeli, bu konunun görmezden gelinmesinin sürecin sağlıklı ilerlemesini engelleyebileceğini ifade etti. Bahçeli, “Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir” diyerek, örgütün feshi ve silahların bırakılması sürecinde hukuki ve siyasi zeminin netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adı altında bir yapı oluşturulmasını önerdi.
Bahçeli, Türkiye’nin uluslararası arenadaki rolüne de değinerek, ülkenin aynı anda birden fazla kriz alanını yönetebilen nadir devletlerden biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin barıştan yana bir politika izlediğini ancak bunun zafiyet olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Dış politikada bağımsızlık vurgusu yapan Bahçeli, “Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız” diyerek Türkiye’nin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini belirtti. Diplomasi ve askeri gücün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, iç cephedeki birlik ve direncin dış politikadaki etkinliği doğrudan etkilediğini söyledi.
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularına da geniş yer ayıran Bahçeli, Kıbrıs’ın Türkiye’nin stratejik hafızası ve güvenlik derinliği olduğunu ifade etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık ve güvenliğinin Türkiye için milli mesele olduğunu vurguladı.
Fransa’nın bölgedeki politikalarına da değinen Bahçeli, Emmanuel Macron’un tutumunu eleştirerek, Doğu Akdeniz’de oluşturulmaya çalışılan güvenlik ve enerji denklemine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin haklarını koruma konusundaki kararlılığını yineledi.
Konuşmasının genelinde “terörsüz Türkiye” hedefinin sadece güvenlik değil, aynı zamanda ekonomik refah, toplumsal huzur ve bölgesel istikrar anlamına geldiğini vurgulayan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.




