Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük entelektüellerden biri olan Prof. Dr. İlber Ortaylı, 13 Mart 2026’da aramızdan ayrıldı. Vefat haberi sadece akademik dünyayı değil, tüm Türkiye’yi yasa boğarken, hocanın son günlerine ve vasiyetine dair çarpıcı detaylar da gün yüzüne çıktı.
Hastalık Süreci ve Vefat Nedeni
Bir süredir yaşlılığa bağlı kronik rahatsızlıklar ve organ yetmezliği ile mücadele eden İlber Ortaylı, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Ailesinden edinilen bilgiye göre; hoca, son anlarına kadar bilincini korumaya ve kütüphanesiyle ilgilenmeye gayret etti.
Haberin devamı için…
Fatih Altaylı’nın Veda Notu: “Bir Kütüphane Yandı”
Ortaylı ile uzun yıllar “Teke Tek” programını yapan ve yakın dostu olan gazeteci Fatih Altaylı, acı haberin ardından duygu dolu bir açıklama yaptı:
“Sadece bir dostu, bir hocayı değil; yaşayan bir kütüphaneyi kaybettik. Son görüşmemizde bile hala yeni bir şeyler öğrenmenin peşindeydi. Türkiye’nin hafızası silindi.”
Haberin devamı için…
Kızı ve Eşinden İlk Açıklamalar
İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, babasının vefatının ardından yaptığı kısa açıklamada, “Babam son nefesine kadar ülkesini ve tarihini düşündü. Onun vasiyeti, biriktirdiği hazinenin (kütüphanesinin) gençlere ışık olmasıydı” dedi. Eski eşi ve yakın çevresi de hocanın nezaketini ve çalışma disiplinini vurgulayan taziye mesajları paylaştı.
Haberin devamı için…
“Kalabalık Sevmem, Mezarım Gelibolu’da Olsun”
Gazeteci Adem Metan’ın programında kendisine yöneltilen vasiyet sorusuna cevap veren İlber Ortaylı, İstanbul’un karmaşasından ebedi hayatında da uzak kalmak istediğini şu sözlerle ifade etmişti:
“Mezarım herhalde Gelibolu’da olur. Burada (İstanbul’da) istemiyorum, kalabalık sevmem.”
Bu sözler, Ortaylı’nın tarihimizin en büyük kahramanlık destanının yazıldığı topraklara, Gelibolu Yarımadası‘na olan derin saygısını ve huzur arayışını temsil ediyor.
Haberin devamı için…
Devletin Zirvesinden Taziye
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programında yaptığı açıklamada Ortaylı’yı “Milletimizin saygısına mazhar olmuş müstesna bir değer” olarak tanımlarken, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları da hocanın adının kütüphanelerde ve okullarda yaşatılacağını duyurdu.
Cenaze ve Defin Detayları Netleşti
Hocanın mezar vasiyetiyle ilgili girdiğin detaylara paralel olarak, resmi tören programı da açıklandı:
-
Tarih: 16 Mart 2026, Pazartesi.
-
Anma Töreni: Saat 11.00’de Galatasaray Üniversitesi’nde bir veda töreni düzenlenecek.
-
Cenaze Namazı: İkindi namazını müteakip Fatih Camii’nde kılınacak.
-
Defin: Vasiyetine uygun olarak Fatih Camii Haziresi‘ne defnedilecek.
Devlet ve Siyaset Dünyasından Mesajlar
-
İbrahim Kalın (MİT Başkanı): Ortaylı’yı “müstesna bir ilim ve irfan insanı” olarak tanımladı ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarih mirasımıza katkılarının şükranla anılacağını vurguladı.
-
Özgür Özel (CHP Genel Başkanı): Milyonlara tarihi sevdiren kıymetli bir hocanın kaybedildiğini belirterek tüm Türkiye’ye başsağlığı diledi.
-
Bakanlar Kurulu: Kabine üyeleri (Uraloğlu, Kacır, Bayraktar, Yumaklı ve Bolat), Ortaylı’yı “Türk tarihçiliğinin kutup yıldızı” ve “ilmin vakarını koruyan bir abide” olarak nitelendirdi.
-
Adalet Bakanı Akın Gürlek: İlber Ortaylı’yı “geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran müstesna bir ilim insanı” olarak tanımladı. Ortaylı’nın sadece tarih anlatmadığını; topluma düşünmeyi, sorgulamayı ve kültürel mirasa saygı duymayı öğrettiğini vurguladı.
-
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: Hocanın tedavi gördüğü hastane önünde yaptığı açıklamada üzüntüsünü dile getirdi. Ortaylı’yı “tarih alanında bir dahi” olarak nitelendiren Memişoğlu, Türkiye’nin çok büyük bir değerini ve yetiştirdiği binlerce insanla bir ekolü kaybettiğini belirtti.
Sanat ve Akademi Dünyasından Mesajlar
-
Hülya Koçyiğit: “Hepimizin baş tacı, hocamızdı; engin bilgisiyle hayatımızda derin bir yeri var,” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.
-
Zafer Algöz: “İçimize ateş düşürdü. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli tarih öğretmenini, bir deryayı kaybettik,” dedi.
-
Erol Evgin: Ortaylı’yı esprili yorumları ve derin bilgisiyle gerçek bir entelektüel olarak her zaman anacaklarını belirtti.
-
Akademisyen Dostları: Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ve Prof. Dr. Ali Faik Demir gibi isimler, onun akademik değerinin ve insan kalitesinin asla doldurulamayacak bir boşluk yarattığını ifade ettiler.




