Başkentte güvenlik bürokrasisine sızmaya çalışan ve kendisini toplumun her kesimine farklı bir maskeyle tanıtan Şerife Yılmaz’ın dolandırıcılık serüveni cezaevinde noktalandı. “Binbir Surat” lakabıyla anılan Yılmaz, manav ve taksici gibi esnaflarla başladığı dolandırıcılık faaliyetlerini, üst düzey siyasetçilere ve ünlü akademisyenlere kadar taşıdı.
“Savaş Gazisiyim” Yalanıyla Vicdan İstismarı
Şerife Yılmaz’ın kurbanlarını ikna etmek için kullandığı argümanlar pes dedirtti. Kendisini “savaş gazisi, kritik görevlerin sorumlusu ve haram yemeyen dürüst bir kadın” olarak pazarlayan zanlı; bu yöntemle hem kutsal topraklara gitme hayali kuran hacı adaylarını hem de evlerini kaybeden depremzedeleri dolandırdı.
Yapay Zeka ile Kusursuz Sahtecilik
Teknolojiyi dolandırıcılık aracı haline getiren Yılmaz, yapay zeka kullanarak gerçeğinden ayırt edilemeyen sahte dokümanlar ve görseller üretti. Bu görsellerle nüfuzlu bir çevreye sahip olduğu imajını çizen zanlı, para talep edenleri ise “ABD vatandaşıyım, yurt dışı hesaplarından paranın geçmesi uzun sürüyor” diyerek oyaladı. Alacaklılar sıkıştırınca da sahte dekontlar düzenleyerek zaman kazandı.
Kamu Görevlilerine “Görev Yeri” Tehdidi
Zanlının hedefleri arasında sadece siviller değil, kamu görevlileri de vardı. Güvenlik bürokrasisine sızmak amacıyla kamu çalışanlarıyla “sevgili olma” bahanesiyle temas kuran Yılmaz, reddedildiği durumlarda ise gerçek yüzünü gösterdi. Üst düzey tanıdıkları olduğu yalanına sığınan Yılmaz, kendisinden uzaklaşmak isteyen görevlileri “görev yerini değiştirtmekle” tehdit etti.
Ünlü Ekonomistler de Radarına Girdi
Akademik camiayı da ihmal etmeyen Şerife Yılmaz’ın, kamuoyunca tanınan ünlü ekonomistleri de hedef aldığı belirlendi. Diplomat ve BM temsilcisi unvanlarını kullanarak bu kişilerin güvenini kazanmaya çalışan Yılmaz, emniyetin operasyonuyla adalete teslim edildi.









