AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, katıldığı canlı yayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, saldırıların diplomatik süreç devam ederken gerçekleştiğini belirterek bunun uluslararası düzen açısından ciddi bir kırılma olduğunu söyledi.
Saldırıların hukuki bir dayanağı olmadığını ifade eden Çelik, “Bilinen siyasi tarih içerisindeki en korkunç savaşlardan biriyle karşı karşıyayız. Diplomasi masası kurulmuşken böyle bir saldırının gerçekleşmesi, bundan sonra kimsenin diplomasiye güvenmemesi anlamına gelir” dedi.
“İran halkı hedef alındı”
Çelik, saldırılarda sivil alanların hedef alındığını öne sürerek Tahran’da rafinerilerin vurulmasının İran halkını cezalandırmak anlamına geldiğini söyledi. Bir ülkenin rejimini değiştirmek amacıyla askeri saldırı düzenlemenin kabul edilemez olduğunu dile getiren Çelik, “Kimsenin başka bir ülkeye rejimi nedeniyle saldırmaya hakkı yok” ifadelerini kullandı.
“Arabuluculuk Türkiye’de olsaydı yaşanmazdı”
Türkiye’nin diplomasi konusunda güçlü bir konumda olduğunu belirten Çelik, arabuluculuk sürecinin Türkiye’de yürütülmesi halinde savaşın önlenebileceğini savundu. Çelik, “Türkiye tarafların desteğini alabilen bir ülke. Eğer diplomasi masası İstanbul’da kurulmuş olsaydı sonuçları farklı olabilirdi” dedi.
“Savaş dua ile kutsanmaz”
Beyaz Saray’da bazı Evanjelist din insanlarının ABD Başkanı Donald Trump için dua ettiği görüntülere de değinen Çelik, “Savaş dua ile kutsanmaz. Savaşı destekleyen dini semboller meselenin başka bir noktaya taşınmasına yol açıyor” değerlendirmesinde bulundu.
İran’da yeni dini lider
İran’da Uzmanlar Meclisi’nin, saldırılarda hayatını kaybeden dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’i seçmesini de değerlendiren Çelik, İran’ın siyasi sisteminde bu değişimin radikal bir politika değişikliği anlamına gelmeyebileceğini söyledi.
Türkiye’ye yönelen füze imha edildi
Geçtiğimiz hafta İran’dan ateşlenerek Irak ve Suriye üzerinden Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen bir füzenin havada etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Çelik, Türkiye’nin kendi hava sahasını koruma konusunda taviz vermeyeceğini vurguladı. Çelik, “Türkiye kendisine yönelen hiçbir saldırıyı mazur görmez” dedi.
KKTC’ye F-16 konuşlandırılması
Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne altı adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemi konuşlandırmasına ilişkin de konuşan Çelik, bu adımın yalnızca güvenlik amacı taşıdığını belirtti. Çelik, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler nedeniyle KKTC’nin güvenliğinin Türkiye için önemli olduğunu ifade etti.
Ekonomik etkiler yakından izleniyor
Savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ticaret ve enerji piyasalarını etkileyebileceğini belirten Çelik, Türkiye’de ekonomi yönetiminin bu ihtimale karşı önceden koordinasyon sağladığını söyledi. Çelik, hükümetin güvenlik, ekonomi, yurt dışındaki vatandaşların durumu ve gıda güvenliği olmak üzere dört başlıkta çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
KAYNAK: NTV




