Antalya ve Muğla ekseninde yürütülen arkeolojik çalışmalar, günümüzden 2 bin 200 yıl önce Akdeniz coğrafyasında uygulanan hayranlık uyandırıcı tarım politikalarını gün yüzüne çıkardı. Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Amos Antik Kenti‘ne ait olan ve ilginç bir serüvenle Fethiye Şövalye Adası’nda bulunan yazıt, antik çağın “katı” tarım disiplini hakkında ünik (eşsiz) bilgiler sunuyor.
Kira Kontratında Fidan Kotası: 100 Drahmiye 800 Asma
Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatih Onur’un açıklamalarına göre, antik dönemde hazine ve tapınak arazileri sadece Amos vatandaşlarına ihale usulüyle kiralanıyordu. Ancak bu kiralamanın bedeli sadece para değil, aynı zamanda ciddi bir üretim taahhüdüydü.
-
Zorunlu Dikim: Her 100 drahmi kira bedeli için kiracının 800 üzüm fidanı ve 40 incir fidanı dikmesi şart koşuluyordu.
-
Derinlik ve Mesafe Ayarı: Yazıtta fidanların ne kadar derinliğe dikileceği ve aralarındaki mesafenin ne olacağı maddelerle belirlenmişti.
-
Maksimum Verim: Araziyi boş bırakmak yasaktı; yamaç ve düz araziye göre değişen asma aralıklarına verimi artırmak için tahıl ekiliyordu.
İncir, Üzümün “Bodyguard”ıymış!
Yazıttaki en dikkat çekici detaylardan biri, asmaların arasına neden özellikle incir dikildiği oldu. Antik dönem tarım uzmanlığına göre incir ağacı, üzüme zarar veren özel bir sinek türünü kendi üzerine çekerek bağın sağlıklı kalmasını sağlıyordu. Yani Amoslular, kimyasalın olmadığı o dönemde tamamen biyolojik bir koruma yöntemi geliştirmişlerdi.
Amos’tan Fethiye’ye “Safra” Yolculuğu
Marmaris kökenli bu yazıtın Fethiye Şövalye Adası’nda bulunması ise arkeolojik bir dedektiflik hikayesi gibi. Orta Çağ’da boş gemilerin dengede durması için tabanlarına ağırlık (balast) olarak konulan taşlar arasına giren bu kıymetli yazıt, Amos terk edildikten yüzlerce yıl sonra bir gemiyle Fethiye’ye taşınmış ve orada bir şapelin zemin malzemesi olarak kullanılmış.
Kurallara Uymayana Ağır Ceza
Amos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer, Bozburun Yarımadası’nın çetin ve dağlık yapısına rağmen Amosluların tüm yamaçları teraslarla donatarak tarıma kazandırdığını belirtti. Gürbüzer’e göre, sözleşme maddelerini ihlal edenler sadece araziden kovulmakla kalmıyor, aynı zamanda çok ağır para cezalarına çarptırılıyordu.






