Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) verilerine göre merkez üssü Niksar olan deprem yerin 6,37 kilometre derinliğinde meydana geldi. Sarsıntı Tokat’ın yanı sıra Samsun, Çorum, Amasya, Sinop ve çevre illerde de hissedildi.
Depreme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, depremin Kuzey Anadolu fay kuşağı üzerinde meydana geldiğini belirtti.
Ercan, saat 03.35’te Tokat Erbaa çevresinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin yaklaşık 6,5 kilometre odak derinliğinde gerçekleştiğini ifade ederek, bölgedeki yıkım eşik değerinin 5,9 ile 6,0 arasında değiştiğini söyledi.
Depremin bu eşik değerin altında olduğunu belirten Ercan, “Deprem eşik değerden küçük olması nedeniyle yığma taş yapılar dışında yıkıcı ve öldürücü olmayacağı kanısındayım.” dedi.
Bölgede daha önce büyük bir deprem yaşandığını hatırlatan Ercan, son büyük depremin 1942 yılında 7 büyüklüğünde meydana geldiğini belirtti.
Ercan, “Bu bölge her zaman için 6,4 ile 7,0 büyüklüğü arasında deprem üretebilir. Bu deprem eğer ana deprem ise ardından gelebilecek en büyük artçı yaklaşık 4,5 büyüklüğünde olur ve artçı sarsıntılar 3 ila 4 hafta sürebilir. Eğer bu deprem bir öncü deprem ise ana depremin büyüklüğü 6,4 hatta 7,0’a kadar ulaşabilir.” ifadelerini kullandı.
Depremin sığ olması nedeniyle geniş bir alanda hissedilmesinin normal olduğunu belirten Ercan, Samsun, Ordu, Giresun, Sivas, Erzincan, Amasya ve Merzifon’da sarsıntının hissedilmesinin beklenen bir durum olduğunu söyledi.
Tokat’ta özellikle Erbaa, Niksar ve Reşadiye hattının deprem açısından oldukça gergin bir bölge olduğuna dikkat çeken Ercan, bu gerginliğin Ordu’nun Mesudiye ilçesinden Sivas’ın Suşehri, Koyulhisar ve Akıncılar ilçelerine, Erzincan’ın Refahiye, Üzümlü ve Tercan bölgelerine kadar uzandığını belirtti.
Batı yönünde ise Amasya Merzifon, Dodurga, Oğuzlar, Ladik, Havza ve Çankırı’ya kadar uzanan bir hat üzerinde sismik gerilimin bulunduğunu ifade etti.
Depreme karşı en önemli korunma yönteminin sağlam zemin üzerine sağlam yapı inşa etmek olduğunu vurgulayan Ercan, özellikle dar gelirli vatandaşların güvenli konutlara yönelmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’de yapı güvenliği konusunda daha sıkı uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Ercan, her bina için yer ve yapı güvenlik belgesinin alınarak tapuya işlenmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de ortalama her 5–6 yılda bir yıkıcı deprem yaşandığını hatırlatan Ercan, 6 Şubat 2023’ten bu yana yıkıcı bir deprem yaşanmadığını ve ülkede yıkıcılığın genellikle 6,4 büyüklüğünden sonra başladığını kaydetti.
Deprem riskinin bilimsel ve ekonomik önlemlerle azaltılabileceğini belirten Ercan, “Deprem Tanrı’ya yakarmalarla bitmez. Bilimsel, ekonomik önlemler ve doğru uygulamalarla deprem zararlarını en aza indirebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Ercan ayrıca deprem güvenliği alanında Türkiye’nin teknoloji geliştirerek bu alanda da uluslararası başarı yakalayabileceğini ifade ederek Tokatlılara geçmiş olsun dileklerini iletti.




