Orta Doğu, 19 Mart sabahına savaşın gölgesinde ve diplomatik bir fırtınayla uyandı. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu (Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katılımıyla) Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları olağanüstü toplandı. Toplantı sonrası kameralar karşısına geçen Suudi Bakan Faysal bin Ferhan, İran’ın bölgeyi ateşe atan stratejisine karşı adeta “savaşın eşiğindeyiz” mesajı verdi.
“Bu Doğaçlama Değil, 10 Yıllık Bir Savaş Planı”
Suudi Bakan, İran’ın komşu ülkelerdeki enerji tesislerini vurmasının anlık bir tepki olmadığını, bunun önceden tasarlanmış profesyonel bir saldırı zinciri olduğunu vurguladı:
“Hedeflemelerdeki doğruluk seviyesi gösteriyor ki bu; planlanmış, organize edilmiş ve iyi düşünülmüş bir saldırı. İran bu stratejiyi son 10 yılda inşa etti. Amaçları komşularını hedef alarak uluslararası topluma baskı uygulamak.”
“Zaman Vermeyeceğim, Her An Her Şey Olabilir”
Suudi Arabistan’ın askeri kapasitesine dikkat çeken Al Suud, İran’ın “bilgeliğinden şüphe duyduğunu” belirterek şunları söyledi: “Onların bir günü mü var, bir haftası mı? Bunu önceden bildirmeyeceğim. Krallığın ne zaman savunma amaçlı eyleme geçeceğini açıklamak akıllıca olmaz. Ancak şunu bilsinler; saldırıya uğrayan ortaklarımızla birlikte devasa bir kabiliyete sahibiz.”
Bölgede “Füze Avı”: Bilanço Ağırlaşıyor
İran Devrim Muhafızları’nın dün başlattığı saldırı dalgasının detayları da netleşti:
-
Suudi Arabistan: Riyad’ı hedef alan 4 balistik füze ve doğu bölgesine yönelen 2 füze hava savunma sistemlerince imha edildi.
-
BAE: 13 balistik füze ve 27 İHA etkisiz hale getirildi. Ancak düşen enkazlar nedeniyle Habşan gaz tesisinde operasyonlar durduruldu.
-
Katar: Küresel LNG arzının %20’sini sağlayan Ras Laffan tesisi hedef alındı. Doha yönetimi saldırıyı “şiddetle” kınadı.
Diplomatik Abluka: Hakan Fidan da Riyad’daydı
Riyad’da düzenlenen acil durum zirvesine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra Azerbaycan, Ürdün, Mısır ve Pakistan gibi kritik ülkelerin temsilcileri katıldı. Ortak bildiride, İran’ın saldırılarının “uluslararası hukukun ve egemenlik haklarının ağır ihlali” olduğu tescillendi.




