Küresel piyasalarda güvenli liman arayışı artarken, Deutsche Bank altın fiyatlarına ilişkin dikkat çekici bir analiz yayımladı. Banka, artan jeopolitik riskler ve merkez bankalarının rezerv tercihlerindeki değişimin altını uzun vadede güçlü şekilde destekleyebileceğini belirtti.
Raporda, küresel ekonomide “ılımlı dönem” olarak tanımlanan sürecin sona erdiği ve daha dalgalı bir döneme girildiği vurgulanarak, “altın çağının başladığı” ifade edildi. Deutsche Bank analistleri, altının yeni küresel dengelerde daha belirleyici bir rol üstlenebileceğini savundu.
Bankanın dikkat çeken projeksiyonuna göre, özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezerv tercihlerinde altına yönelmesi halinde fiyatlar önümüzdeki 5 yıl içinde 8 bin dolara kadar yükselebilir. Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi için altının merkez bankası rezervlerindeki payının yüzde 40 seviyesine ulaşması gerektiği kaydedildi.
Raporda ayrıca, merkez bankası rezervlerinde doların payının yüzde 60’lardan yüzde 40’lara gerilediği, altının payının ise üç kat artarak yüzde 30 seviyesine çıktığı bilgisi paylaşıldı. Bu değişimde jeopolitik gelişmeler ve küresel güç dengelerindeki dönüşümün etkili olduğu vurgulandı.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerin altın alımlarını artırmasının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğuna dikkat çekilen analizde, küresel döviz rezervlerinde yapısal bir dönüşüm yaşandığı ifade edildi.
Deutsche Bank analistlerine göre altın, dolara bağımlılığın azaldığı yeni finansal düzende “dengeleyici” bir unsur olarak öne çıkabilir. Küresel ticaret ve güvenlik ilişkilerinin çeşitlenmesiyle birlikte altının güvenli liman özelliğinin daha da güçlenmesi bekleniyor.




