ABD’nin en büyük bankası JP Morgan Chase, tarihinin en karanlık etik skandallarından biriyle karşı karşıya. 15 yıldır bankada görev yapan 37 yaşındaki yönetici Lorna Hajdini hakkında açılan dava dosyası, profesyonel iş dünyasının sınırlarını aşan sistematik bir işkence ve istismar döngüsünü tarif ediyor.
“Ben Senin Sahibinim, Seni Mahvedeceğim”
Dava dilekçesinde yer alan bilgilere göre olaylar Mayıs 2024’te başladı. İddiaya göre Hajdini, evli olan erkek çalışana önce ofis içinde fiziksel temaslarla baskı kurdu. İstismarın dozu arttıkça Hajdini’nin, kurbanına şu ifadelerle tehditler savurduğu öne sürüldü:
“Yakında benimle birlikte olmazsan seni mahvedeceğim. Ben senin sahibinim!”
Kan Donduran İddialar: Tecavüz İlacı ve Irkçı Taciz
Kimliği gizlenen davacının mahkemeye sunduğu dosyadaki diğer başlıklar ise şöyle:
-
İlaçla İstismar: Mağdur, Hajdini’nin kendisine rızası dışında uyuşturucu ve “ereksiyon sağlayan farmasötik maddeler” vererek cinsel eylemlere zorladığını iddia etti.
-
Irkçı Taciz: Sürecin sadece cinsel değil, aynı zamanda aşağılayıcı ırkçı söylemlerle desteklendiği öne sürüldü.
-
Psikolojik Şiddet: Mağdurun istenmeyen temaslar sırasında ağlayarak tepki vermesine rağmen yöneticinin tacize devam ettiği ve şikayet etmesi durumunda kariyerini bitirmekle tehdit ettiği belirtildi.
JP Morgan: “Kanıt Bulamadık”
Skandalın patlak vermesinin ardından JP Morgan tarafından yapılan açıklamada, şirket içi bir soruşturma yürütüldüğü ancak iddiaları destekleyen herhangi bir kanıta ulaşılamadığı savunuldu. Bu süreçte şikayetçi olan çalışanın izne çıkarılması ise dikkat çekti.
Hajdini cephesinden ise henüz iddialara yönelik resmi bir yanıt gelmedi. Davanın, Wall Street’teki güç dinamikleri ve çalışma ortamı güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirmesi bekleniyor.






