2025 yılı Ağustos ayında kaybolan ve cesedi Niğde sınırında yakılmış bir dondurma dolabında bulunan Tekin Atılgan cinayetinde ilk duruşma görüldü. Depo müdürü Yaşar Can Kahya’nın mahkemedeki ifadeleri ve Atılgan ailesinin avukatının iddiaları, profesyonelce işlenmiş bir cinayeti ve ardından gelen “kurtulma çabası”nı işaret ediyor.

Sanığın “Namus” Savunması
Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifade veren tutuklu sanık Yaşar Can Kahya, cinayeti maktulün kendisine “eşcinsel ilişki” için baskı yapması ve şantaj uygulaması nedeniyle işlediğini öne sürdü:
“Beni eşcinsel videolarla ilişkiye zorladı. Şerefimi korumak için öldürdüm. Sonra kamera kayıtlarını sildim, telefonunu ve barut izlerini yok ettim.”
Avukat: “750 Bin TL Kredi Çekip Yağmaladı”
Atılgan ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker ise sanığın bu savunmasını “suçtan kurtulma çabası” olarak nitelendirdi. Avukat Şeker, olayın bir “namus davası” değil, “yağma cinayeti” olduğuna dair şu çarpıcı verileri paylaştı:
-
Maddi Menfaat: Tekin Atılgan’ın telefonundan sanığın hesabına 3 farklı bankadan toplamda 750 bin TL kredi çekilerek transfer yapıldığı saptandı.
-
16 Kurşun İzi: Atılgan’ın vücudunda tam 16 farklı mermi yarası tespit edildi. Bu durum, sanığın “boğuşma sırasında silah ateş aldı” savunmasını çürütüyor.
-
Tanık Beyanları: Mahkemede dinlenen tanıklar, Atılgan’ın kız arkadaşları olduğunu ve eşcinsel olduğu iddiasının asılsız olduğunu beyan ettiler.
Olayın Geçmişi: Titiz Bir Takip
Polis, emekli mühendisin aracını plakasız halde bulunca kamera kayıtlarını incelemiş ve depodan çıkan bir aracın Niğde’ye gittiğini saptamıştı. Yakılmış dondurma dolabı içinde bulunan ceset, Türkiye gündemine oturmuş; sanık Kayseri’de yakalanarak tutuklanmıştı.






