Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlenen iftar programında, İran ve bölgedeki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgesel ve küresel istikrarı riske atabileceğine dikkat çekerek, ilk aşamada İran’ın vekil unsurlarında belirgin bir hareketlenme gözlemlenmediğini, ancak Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler olduğunu belirtti. Bakan, İran halkı içinde rejim değişikliğine yol açacak bir dalgalanmanın ise şu an için görünmediğini söyledi.
Fidan, mevcut en olumsuz senaryonun çatışmanın tırmanarak sürmesi ve tüm bölgeyi kapsayan bir istikrarsızlık ortamının oluşması olduğunu kaydetti. Enerji boyutuyla ilgili olarak, İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi aksaklık yaşanmasının küresel enerji arz güvenliğini tehdit edebileceğine işaret etti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ise finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti.
Bakan Fidan, Türkiye’nin diplomatik ve teknik düzeyde çok katmanlı bir hazırlık yürüttüğünü, saldırıların durdurulması ve yeniden diplomasiye dönülmesi için girişimlerin sürdüğünü vurguladı. İsrail’in İran’ı tehdit olarak görerek rejim değişikliği hedefi güttüğünü, Türkiye’nin ise süreci geciktirerek yaratıcı çözümler sunduğunu dile getirdi. İran’ın maliyet üretmek amacıyla füze ve drone saldırıları düzenlediğini ifade eden Fidan, ancak bu adımların hedeflenen sonucu doğurmayacağını belirtti.
Fidan, terörsüz bölge ve Terörsüz Türkiye sürecine de değinerek, bu çalışmaların Suriye, Irak ve İran’ı ilgilendirdiğini, terör örgütlerinin bölgedeki zayıflıklardan faydalandığını ve Türkiye’nin süreci yakından takip ettiğini söyledi. İçerideki siyasal sürecin ayrı bir konu olduğunu, siyasi partilerin raporlarını aldıklarını ve konunun yeni dönemde netleşeceğini kaydetti.
Bakan, İran’dan Türkiye’ye olası göç dalgasına ilişkin olarak ise mevcut durumda ciddi bir risk olmadığını belirtti. Şu ana kadar çatışmalarda Türk vatandaşlarının zarar görmediğini, sınır kapılarından geçişlerin sorunsuz şekilde sürdüğünü ifade etti. Ayrıca bölgede yaşayan vatandaşlarla sürekli iletişim halinde olduklarını ve kriz yönetiminde gerekli tüm önlemlerin alındığını açıkladı.
Fidan, Gazze’deki durum ve insani yardımlara ilişkin olarak da Türkiye’nin sürece aktif destek verdiğini, yardım çalışmalarının devam ettiğini ve uluslararası platformlarda bu çabaların sürdürüldüğünü belirtti. CAATSA yaptırımları ve bölgedeki güvenlik mimarisine dair tartışmaların da yakından takip edildiğini ifade eden Bakan, Türkiye’nin kendi mahalle planlamasında aktif rol almaya hazır olduğunu vurguladı.
Bakan Fidan’ın açıklamaları, Türkiye’nin bölgedeki gerilimi azaltmaya, diplomatik çözümü hızlandırmaya ve vatandaşlarını güvence altına almaya yönelik kapsamlı çabalarını gözler önüne seriyor.




