Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, katılım finans sektörünün Türkiye ekonomisinin stratejik bileşenlerinden biri haline geldiğini belirtti.
Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ile Anadolu Ajansı iş birliğinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Yılmaz, katılım finansın artık yalnızca belirli bölgelere özgü bir sistem olmaktan çıktığını ve küresel ölçekte hızla büyüyen bir alan haline geldiğini ifade etti.
Yılmaz, 2018 yılında 2,5 trilyon dolar seviyesinde olan küresel İslami finans varlıklarının 2024 itibarıyla 6 trilyon dolara ulaştığını, 2029 yılında ise 9,7 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini söyledi.
Türkiye’nin bu alandaki yükselişine dikkat çeken Yılmaz, “İslami Finans Gelişim Endeksi’nde Türkiye, 2012’de 82 ülke arasında 23’üncü sıradayken, 2025 yılında 140 ülke arasında 10’uncu sıraya yükseldi. Yaklaşık 127 milyar dolarlık İslami finans varlığıyla dünyada 9’uncu sıradayız” dedi.
Katılım finans sektörünün aktif büyüklüğünün 2026 Mart itibarıyla 4,7 trilyon liraya ulaştığını belirten Yılmaz, sektörün toplam bankacılık sistemi içindeki payının yüzde 9,5 seviyesine yükseldiğini ifade etti.
Borsa İstanbul’daki şirketlerin önemli bölümünün Katılım Endeksi’nde yer aldığını kaydeden Yılmaz, “Borsa İstanbul’da işlem gören 605 pay senedinden 258’i Katılım Endeksi’ne dahil edildi. Bu şirketlerin toplam piyasa değeri 6,5 trilyon TL ile BIST Tüm endeksinin yüzde 33’ünü oluşturuyor” diye konuştu.
2026-2029 dönemini kapsayan Katılım Finans Strateji Belgesi hazırlıklarının sürdüğünü açıklayan Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nin Türkiye’nin finans vizyonunun önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Önümüzdeki dönemde katılım finansın sunduğu imkanları daha etkin değerlendirmeye, kurumsal yapıyı güçlendirmeye ve İstanbul’u küresel ölçekte öne çıkan bir katılım finans merkezi haline getirme yönündeki kararlılığımızı sürdüreceğiz.”




