İstanbul’da geçtiğimiz yılın Mart ayında Türkiye’yi yasa boğan Ece Gürel olayında yeni bir perde kapandı. Yürüyüş için gittiği Belgrad Ormanı’nda izine rastlanamayan ve günler süren arama çalışmaları neticesinde ağır yaralı olarak bulunan peyzaj mimarı Ece Gürel, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.
Aileden “Baskı ve Mobbing” İddiası
Gürel’in vefatının ardından eşi Sezer Güler ve babası Muharrem Koçoğlu, genç kadının çalıştığı hukuk bürosunda ağır mobbinge maruz kaldığını iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştu. Aile, Ece Gürel’e mesleği dışında tuvalet temizliği yaptırıldığını, çay dağıttırıldığını ve zorla istifa dilekçesi imzalatıldığını ileri sürmüştü.
Şirketten Savunma: “Tazminatlarını Ödedik”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ifade veren iş yeri yetkilileri, iddiaları kesin bir dille reddetti. Şüpheliler, ofiste tam zamanlı temizlik ve servis elemanı bulunduğunu belirterek şu savunmayı yaptı:
“Ece Hanım 10 yıllık çalışanımızdı. Kendi isteğiyle WhatsApp üzerinden istifa dilekçesi sundu ancak biz kabul etmedik, yüz yüze görüşmek istedik. Vefatının ardından kıdem ve ölüm tazminatlarını mahkeme kararıyla mirasçılarına ödedik.”
Savcılık Kararı: Suç Unsuru Yok
Özel Soruşturma Bürosu tarafından titizlikle incelenen dosyada karar çıktı. Savcılık, Ece Gürel’e yönelik hakaret, tehdit veya taciz gibi cezai işleme tabi bir eylemin gerçekleştiğine dair bulguya rastlanmadığını belirtti.
Kararda, “mobbing” iddialarının ancak hukuk mahkemelerinde bir tazminat talebi olarak ileri sürülebileceği, ceza hukuku kapsamında şüpheli avukatların suç işlediğine dair delil bulunmadığı ifade edilerek kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verildi.




