Bursa’da gerçekleştirilen açıklamada konuşan Erdem, MESEM uygulamasını protesto eden öğrenciler, veliler ve sendika üyelerine yönelik polis şiddeti ve tutuklamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Öğrencilerin, Millî Eğitim Bakanı’nın istifasını talep ettikleri için tutuklanmasının “demokratik hakların gaspı” olduğunu belirten Erdem, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerine yönelik müdahaleleri de hatırlattı.
“MESEM’ler çocuk işçi fabrikasına dönüştürüldü”
Derviş Erdem, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle MESEM’lerin “çocuk emeğinin sistematik biçimde sömürüldüğü alanlara” dönüştüğünü söyledi. Erdem, çocukların düşük ücretlerle, denetimsiz ve tehlikeli işlerde çalıştırıldığını kaydederek şu ifadeleri kullandı:
“Bugüne kadar MESEM’lere kayıtlı en az 17 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bu ölümler tesadüf değil; denetimsizliğin, güvencesiz koşulların ve sermayeyi önceleyen politikaların sonucudur. Bakanlık bu ölümlerin sorumluluğunu taşıyor.”
“Baskılar, gözaltılar ve tutuklamalar son bulmalı”
Erdem konuşmasında, sendikanın taleplerini de kamuoyuyla paylaştı. Eğitim Sen, MESEM’lerde çocuk işçiliğinin sonlandırılmasını, ilgili tüm mevzuatın çocukların güvenliği ve eğitim hakkı esas alınarak yeniden düzenlenmesini istedi.
Öğrenciler ile sendika üyelerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların derhal durdurulması gerektiğini vurgulayan Erdem, tutuklu öğrencilerin serbest bırakılmasını talep etti.
“Hesap verilmeli”
İş cinayetlerinde sorumluluğu bulunduğu iddia edilen tüm yetkililer hakkında idari ve hukuki süreç başlatılması gerektiğini belirten Erdem, Eğitim Sen’in “çocukların can güvenliği, nitelikli eğitim hakkı ve sömürüsüz bir gelecek” için mücadelesini sürdüreceğini söyledi.




