Dünyanın gözü kulağı İslamabad’dan gelecek haberlerdeyken, Tahran yönetimi Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden diplomasi trafiğine dair hayati açıklamalar yaptı. İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, ABD ile yürütülen müzakere sürecini “temkinli iyimserlik” olarak tanımlarken, Washington’a yönelik sert eleştirilerini de sürdürdü.
“Güvensizliğe Rağmen Diplomasi”
İrevani, ABD’nin geçmişteki diplomatik ihlalleri nedeniyle büyük bir güvensizlik yaşandığını vurguladı. Ancak barışçıl bir çözüm için müzakerelere şans verdiklerini belirten temsilci, “ABD akılcı ve yapıcı bir yaklaşım benimserse müzakereler anlamlı bir sonuç doğurabilir” dedi.
Hürmüz Boğazı ve Deniz Ablukası Krizi
İranlı diplomat, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada bölgedeki askeri gerilime dikkat çekti:
-
Abluka Tepkisi: ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasını “açık bir saldırı eylemi” olarak nitelendiren İrevani, bu durumun uluslararası ticareti ve seyrüsefer serbestisini tehdit ettiğini savundu.
-
Veto Teşekkürü: Hürmüz Boğazı ile ilgili hazırlanan karar tasarısının Çin ve Rusya tarafından veto edilmesini “yerinde bir adım” olarak değerlendirdi.
“Sivil Altyapılar Kasıtlı Hedef Alındı”
İrevani, 28 Şubat 2026’da başladığını iddia ettiği çatışma sürecine dair ağır suçlamalarda bulundu. Okulların, hastanelerin ve havalimanlarının kasıtlı olarak hedef alındığını belirterek, işlenenlerin “savaş suçu” olduğunu ileri sürdü. Ayrıca, bölgedeki bazı ülkelerdeki ABD üslerinin bu saldırılarda operasyonel merkez olarak kullanıldığını iddia etti.
Türkiye ve Pakistan’a Özel Teşekkür
Tahran yönetimi, krizin sona ermesi için çaba gösteren ülkelere teşekkürlerini sundu:
-
Arabuluculuk: Özellikle Pakistan’ın İslamabad’daki ev sahipliği ve yapıcı rolü takdir edildi.
-
Diplomatik Destek: Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın yürüttüğü diplomatik çabaların kalıcı barış için hayati olduğu vurgulandı.




