Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Terörsüz Türkiye süreci kapsamında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, son toplantısında hazırladığı ortak raporu tamamladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, raporun 7 bölümden oluştuğunu ve af niteliği taşımadığını açıkladı.
Raporda, komisyonun çalışmaları, temel hedefleri, Türk-Kürt kardeşliği tarihi, dinlenen kişilerin analizleri, PKK’nın feshi, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ve demokratikleşmeye yönelik adımlar yer alıyor. Kurtulmuş, raporun özetini sunarken 88 saatlik çalışma sonucunda 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğunu belirtti.
Kurtulmuş, toplumsal barış ve huzurun sağlanmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, “Rapor, gelinen aşamayla sınırlı bir süreç değildir; toplumda huzur ve sukunu korumayı hedefliyor. Af mahiyetinde değildir” dedi. Ayrıca, raporda daha demokratik, özgürlükçü ve katılımcı bir anayasa ihtiyacına da dikkat çekildi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, komisyonun anayasa değişikliği veya üniter devlet yapısını dönüştürme yetkisi bulunmadığını belirterek, infaz sisteminin “yamalı bohçaya” dönüştüğünü ve düzeltilmesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, AİHM kararlarına uyulması gerektiğini de hatırlattı.
Raporun ayrıntıları, Terörsüz Türkiye sürecinin kronolojisi, örgütün feshi ve silah bırakma süreci, yasal düzenleme önerileri ve temel haklar ile özgürlüklere ilişkin önerileri içeriyor. PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin iç ve dış güvenlik mekanizmaları ile zamana yayılmış yasal düzenlemelerin altı çiziliyor. Şiddet içermeyen eylemlerin terör kapsamından çıkarılması ve Terörle Mücadele Kanunu’nun yeniden tanımlanması raporda öne çıkan başlıklar arasında.
Rapor, infaz sisteminde umut hakkı gibi kavramlara yer vermedi. Umut hakkı, mahkumların belirli koşullar altında topluma yeniden kazandırılması ve serbest bırakılma umudunu ifade eden bir ceza hukuku kavramı olarak biliniyor.
Komisyon raporu, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olarak değerlendirilirken, Türkiye’de barış, kardeşlik ve toplumsal huzurun sağlanmasına yönelik bir referans niteliği taşıyor.
KAYNAK: AA




