Bölge ülkeleri, su ihtiyaçlarının büyük kısmını deniz suyunu tuzdan arındırarak karşılıyor. Nature dergisine göre, küresel arıtma kapasitesinin yüzde 41,8’i bu bölgede toplanmış durumda. Ancak bu bağımlılık, savaş durumunda devasa bir güvenlik riskine dönüşüyor.
-
İran’ın Misilleme Riski: İran’ın Körfez ülkelerindeki “mega tesislere” yapabileceği olası bir saldırı, bölgeyi aylar sürecek bir susuzluk kriziyle karşı karşıya bırakabilir.
-
CIA Analizi Hatırlatıldı: Geçmiş dönemlerdeki CIA raporları, bu tesislerin devre dışı kalması durumunda Riyad gibi metropollerin bir hafta içinde tahliye edilmek zorunda kalabileceği uyarısını yapmıştı.
Ülke Ülke Su Bağımlılığı ve Kapasite
Bölgedeki su arzı birkaç düzine kritik tesise bağlı:
-
Suudi Arabistan: Su ihtiyacının yüzde 70’ini arıtmayla karşılıyor. Günde 1,02 milyon metreküp üreten Ras Al-Khair tesisi stratejik öneme sahip.
-
Kuveyt: İçme suyunun yüzde 90’ını bu yolla elde ediyor ve dünyada en fazla su kıtlığı yaşayan 5 ülkeden biri.
-
BAE: Günlük 7,27 milyon metreküp kapasiteye sahip yaklaşık 70 tesisi var. Jebel Ali tesisi tek başına günde 2 milyon metreküp üretim yapabiliyor.
-
Katar: Dünyada su stresi en yüksek ülkelerden biri olan Katar’da Ras Abu Fontas tesisi hayati önem taşıyor.
İran’ın Zayıf Karnı: Kuraklık ve Barajlar
Körfez komşularının aksine İran, su arzının sadece yüzde 2’sini arıtmadan sağlıyor. Ancak Tahran, son 5 yıldır devam eden şiddetli kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyesinin kritik düzeye inmesiyle boğuşuyor. Bu durum, İran’ı hem su savaşında agresifleşmeye hem de kendi iç su krizini yönetmekte zorlanmaya itiyor.




