Bosna Hersek tarihinin en acı dönemlerinden biri olan Saraybosna kuşatması, yıllar sonra “insan safarisi” iddialarıyla yeniden dünya gündeminde. Hırvat gazeteci Domagoj Margetic, kaleme aldığı “Plati i Pucaj!” (Öde ve Ateş Et!) adlı kitabında, kuşatma altındaki şehre gizlice getirilen zengin yabancıların sivilleri nasıl hedef aldığını belgeleriyle iddia etti.
Hedef Listesinde Fiyat Tarifesi: Hamile Kadınlar 110 Bin Mark!
Kitapta yer alan iddialara göre, Batı ülkelerinden gelen zengin silah meraklıları, Sırp mevzilerinden şehre ateş açmak için büyük meblağlar ödedi. 1992-1996 yılları arasında uygulandığı öne sürülen kanlı tarifede rakamlar dehşete düşürüyor:
-
Orta yaşlı kadınlar: 80 bin Alman markı
-
Genç kadınlar: 95 bin Alman markı
-
Hamile kadınlar: 110 bin Alman markı (Dönemin şartlarında yaklaşık 72 bin dolar)
“Kraliyet Ailesi Mensupları Bile Vardı”
Margetic, bu bilgilerin 1996’da suikasta kurban giden Bosnalı istihbaratçı Nedzad Ugljen’in raporlarına dayandığını belirtiyor. İddialar arasında, helikopterle bölgeye gelen ve özellikle çocukları hedef almak isteyen bir Avrupa Kraliyet ailesi mensubunun da olduğu yer alıyor. ABD’li eski deniz piyadesi John Jordan’ın Lahey’deki ifadesi de bu vahşeti destekler nitelikte: “Eğer bir aile yürüyorsa, en küçük çocuk ya da en çekici görünen genç kız hedef alınıyordu.”
İtalya Soruşturma Başlattı
Bu sapkın “savaş turizmi” organizasyonu sadece bir iddia olarak kalmadı. Geçtiğimiz yıl Milano Savcılığı, keskin nişancı tüfeğiyle Saraybosna’da “insan avına” katılan İtalyan vatandaşlarını tespit etmek için resmi soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında 80 yaşındaki bir eski kamyon şoförünün birden fazla cinayetle suçlandığı bildirildi.
Binlerce Sivilin Ahı: Saraybosna Kuşatması
Modern tarihin en uzun kuşatması olarak kayıtlara geçen Saraybosna’da, bin 601’i çocuk olmak üzere toplam 11 bin 541 kişi hayatını kaybetmişti. Keskin nişancıların özellikle oyun parklarındaki çocukları hedef alması, yıllardır “stratejik bir saldırı” olarak görülse de, son belgeler bunun arkasında sapkın bir “eğlence” sektörü olabileceğini gösteriyor.




