The Wall Street Journal gazetesinin ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, Birleşik Arap Emirlikleri’nin, ABD ve İsrail saldırılarıyla başlayan savaş sürecinde İran’a yönelik doğrudan gizli askeri operasyonlar düzenlediği iddia edildi.
Haberde, BAE’nin nisan ayında ilan edilen ateşkes sırasında İran’ın Basra Körfezi’ndeki Lavan Adası üzerinde bulunan bir petrol rafinerisini hedef aldığı öne sürüldü. İddiaya göre saldırı sonrası rafineride büyük bir yangın çıktı ve tesisin üretim kapasitesinin önemli bir bölümü aylar boyunca devre dışı kaldı.
WSJ’ye konuşan kaynaklar, söz konusu saldırının ateşkes tam anlamıyla yürürlüğe girmeden önce gerçekleştiğini savundu. Haberde ayrıca, ABD yönetiminin saldırıya tepki göstermediği ve savaşa katılmak isteyen Körfez ülkelerinin sürece dahil olmasını olumlu karşıladığı ileri sürüldü.
Kaynaklar, İran’ın misilleme saldırılarının ardından BAE’nin Körfez bölgesinde daha “çatışmacı” bir tutum benimsediğini iddia ederken, savaş boyunca Washington ile Abu Dabi arasındaki askeri iş birliğinin sürdüğünü öne sürdü.
Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı ile BAE Dışişleri Bakanlığı’nın iddialar hakkında yorum yapmadığı belirtildi. Beyaz Saray ise BAE’nin savaş sırasındaki rolüne ilişkin sorulara yanıt vermedi ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın tüm seçenekleri değerlendirdiğini ve Washington’ın İran üzerinde “azami baskı” uyguladığını savundu.
Lavan Adası’ndaki patlama
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın misillemeleri ve bazı bölge ülkelerine yönelik saldırıları sonrası geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmüştü. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
Aynı gün İran Ulusal Petrol Rafineri Şirketi, Basra Körfezi’nde İran’a ait Lavan Adası’ndaki petrol rafinerisinde meydana gelen patlamanın “düşman saldırısından” kaynaklandığını açıklamıştı.
Yetkililer, saldırı sonrası çıkan yangına itfaiye ekiplerinin müdahale ettiğini, çalışanların zamanında tahliye edilmesi sayesinde can kaybı yaşanmadığını bildirmişti. İran Ulusal Petrol Rafineri Şirketi ayrıca ülkenin yakıt tedarik ve dağıtım ağında herhangi bir aksama olmadığını duyururken, halka yakıt tüketiminde kontrollü olunması çağrısında bulunmuştu.




