1. Haberler
  2. Gündem
  3. 8 Mart’ın Acı Bilançosu: Çiçeklerin Değil, Hesabı Sorulmamış Hayatların Günü!

8 Mart’ın Acı Bilançosu: Çiçeklerin Değil, Hesabı Sorulmamış Hayatların Günü!

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Ancak Türkiye, bu anlamlı günü yine ağır bir bilançonun gölgesinde karşılıyor. Anıt Sayaç verilerine göre son 18 yılda 5 bin 655 kadın erkek şiddetiyle hayattan koparıldı. Sadece 2025 yılında 294, 2026'nın ilk iki ayında ise 45 kadın katledildi. Kadınlar en güvenli yerlerinde, evlerinde ve en yakınları tarafından öldürülmeye devam ediyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

8 Mart: Bir Kutlama Değil, Bir Adalet Mücadelesi!

Dünya genelinde kadınların hak mücadelesi kutlanırken, Türkiye’de 8 Mart; sokakta yürürken arkasına bakma ihtiyacı hisseden, koruma kararı cebindeyken katledilen ve hayalleri yarım kalan kadınların hesabını sorma gününe dönüştü.

Rakamların Ötesinde: İsimler Birbirine Giriyor

Gözlerinizi kısmayın; o gördüğünüz görseldeki sıkışık çizgiler aslında birer isim. Onlar bizim komşumuz, iş arkadaşımız veya durakta beklerken göz göze geldiğimiz tanıdık yüzlerdi.

  • 18 Yıllık Karanlık: 2008’den bu yana 5 bin 655 kadın öldürüldü.

  • Katlanan Şiddet: 2008 yılında 68 olan kadın cinayeti sayısı, 2025 yılında korkunç bir artışla 294‘e ulaştı (bazı verilere göre şüpheli ölümlerle birlikte bu sayı 457’yi buluyor).

  • 2026 Başlangıcı: Yılın henüz ilk 60 gününde 45 kadın cinayete kurban gitti, 43 ölüm ise kayıtlara “şüpheli” olarak geçti.

En Güvensiz Yer: Kendi Evleri

İstatistikler acı bir gerçeği yüzümüze vuruyor: Kadınları en yakınları öldürüyor.

  • Mekanlar: Kadınların %60’ı (180 kadın) kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerde, yani evlerinde katledildi. 50 kadın sokak ortasında, 15 kadın ise iş yerinde hayattan koparıldı.

  • Failler: Cinayetlerin çoğu, kadınların kendi hayatlarına dair karar almak istemeleri bahanesiyle, boşanma aşamasındaki eşleri veya en yakınındaki erkekler tarafından işlendi.

  • Yöntem: 222 cinayette ateşli silahlar kullanıldı.

“Mekanizmalar Kağıt Üzerinde Kalmasın”

Uzmanlar ve aktivistler, yasaların varlığına rağmen uygulamadaki aksaklıklara dikkat çekiyor.

Avukat Gözde Egemen: “6284 sayılı kanun metin olarak sorunsuz ancak alt uygulamada ciddi problemler var. Kolluk kuvvetlerinde özel birimlere ihtiyaç var.” Canan Güllü (TKDF Başkanı): “Bu konu artık duygusallığın ötesinde. Mekanizmalar doğru işletilmezse gelecek hepimizin başını ağrıtacak.”

Sadece Fiziksel Değil, Ekonomik Şiddet de Sürüyor

Kadınlar sadece hayattan değil, iş gücünden de koparılıyor. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı %36,8’de kalırken, çalışan kadınlar “cam tavanlar” ve ücret eşitsizliği ile mücadele ediyor. Kadınlar, erkek meslektaşlarından ortalama %16,8 daha az maaş alıyor ve mülakatlarda “evlilik, çocuk” gibi ayrımcı sorularla karşılaşıyor.

8 Mart’ın Acı Bilançosu: Çiçeklerin Değil, Hesabı Sorulmamış Hayatların Günü!
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter