Lübnan ile ABD arasında Washington’da yapılacak doğrudan görüşmeler öncesinde Başbakan Nawaf Salam, Lübnan’ın masadaki şartlarını dünyaya ilan etti. Washington Post gazetesine özel bir mülakat veren Salam, İsrail ordusunun Lübnan topraklarını tamamen terk etmesinin müzakerelerin “olmazsa olmazı” olduğunu vurguladı.
“Tampon Bölgeli Bir Yaşamı Kabul Edemeyiz”
Başbakan Salam, İsrail’in Lübnan sınırında bir “tampon bölge” oluşturma ihtimaline sert tepki gösterdi. Lübnan halkının güvenliği ve egemenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını ifade eden Salam, şunları söyledi:
“Lübnanlı yerinden edilmiş insanların geri dönmesine izin verilmeyen, yıkılan köylerin yeniden inşa edilemediği sözde bir tampon bölgeyle veya İsrail varlığıyla yaşayamayız. İsrail tamamen çekilmediği sürece hiçbir anlaşmaya imza atmayacağız.”
Trump Yönetimine Çağrı: “İsrail Üzerindeki Nüfuzu Kullanın”
ABD Başkanı Donald Trump yönetimine seslenen Salam, Washington’un İsrail üzerinde baskı kurabilecek tek güç olduğuna inandıklarını belirtti. Ateşkes sürecinde ABD’nin kritik bir rol üstlendiğini hatırlatan Başbakan, İsrail’in taleplerini azaltması ve işgale son vermesi için Beyaz Saray’ın ağırlığını koyması gerektiğini savundu.
Hizbullah Dosyası: “Bir Gecede Silah Bırakma Beklenmesin”
Uluslararası kamuoyunun en çok merak ettiği Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusuna da değinen Salam, bu durumun ancak Lübnan ordusunun güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğini söyledi. Sürecin kademeli olması gerektiğini vurgulayan Salam, şu ifadeleri kullandı:
-
Süreç Vurgusu: “Silahsızlanma bir gecede olacak bir iş değil, bu bir süreçtir.”
-
Orduya Destek: “Ciddiyetimizi gösterdik. Bunu başarmanın tek yolu Lübnan ordusunu teçhizat ve eğitimle güçlendirmektir.”
-
Ortaklara Çağrı: Washington ve Paris başta olmak üzere tüm müttefiklerden askeri destek bekliyoruz.
Salam, Lübnan’ın masaya taviz vermek için değil, haklarını almak için oturduğunu belirterek; “Neler başarabileceğimizi bilmiyorum ama ne istediğimizi çok iyi biliyorum” diyerek kararlılığını yineledi.




