Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Fox News kanalına bir mülakat vererek uluslararası politika ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Bret Baier’in programına katılan Erdoğan, sunucunun, “Gazze’de yaşananları soykırım olarak değerlendiriyor musunuz?” şeklindeki sorusuna, “Başka türlü bunun izahı mümkün değil. Bu dört dörtlük bir soykırımdır. Bu soykırımın faili Netanyahu’dur.” diye yanıt verdi.
“Netanyahu, çok acımasız bir şekilde bu soykırımda on binleri katletmiştir. Biz Türkiye olarak tamamıyla bu soykırımın karşısındayız.” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de ayrıca 125 binden fazla yaralının da olduğunu ve ciddi sayıda yaralıyı tedavi için Türkiye’ye getirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Baier’in, “Hamas’ın elindeki esirlerin serbest bırakılması” konusundaki sorusuna, bu durumun sadece Hamas’ın üzerine yıkılmasının yanlış olduğunu belirterek, “Öbür tarafta Netanyahu’nun yaptıklarını nasıl bir kenara koyabiliriz?” diye cevap verdi.
İsrail’in Gazze’yi vurmasına ilişkin oradaki durumu gösteren birçok fotoğrafı yaptığı konuşmalarda gösterdiğini kaydeden Erdoğan, “Şunu söyleyebilir miyiz: Hamas, silah bakımından İsrail’den daha güçlüdür diyebilir miyiz? Mümkün değil. İsrail bu silahları 7’den 70’e, kadın, çoluk çocuk, yaşlı demeden acımasızca kullanıyor.” ifadelerini kullandı.
Gazze’deki insani krizin sona ermesine ilişkin bir soruya yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlarsanız Sayın Trump bir ifade kullandı. ‘Rusya-Ukrayna savaşını ben bitiririm’ dedi. Bitti mi? Hala devam ediyor. Aynı şekilde ‘Gazze savaşını ben bitiririm’ dedi. Bitti mi? Hayır.” değerlendirmesini yaptı.
Bir soru üzerine “Hamas’ı bir terör örgütü olarak görmediğini” ifade eden Erdoğan, “Aksine onları bir direniş örgütü olarak görüyorum.” dedi.
F-35 VE F-16 KONUSU
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyaz Saray’da perşembe günü ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmede, Türkiye’nin F-35 sürecinin nasıl gündeme geleceğiyle ilgili soruya da yanıt verdi.
Erdoğan, Türkiye’nin daha önce F-35 programının ortağı ve üreticilerinden biri olduğunu anımsatarak, Türkiye’nin F-35 alımı için 1,4 milyar dolarlık ödeme yaptığını, ancak uçakların teslim edilmediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ödemesini yaptığı uçakların teslim edilmemesini, “stratejik ortaklığa uygun olmadığını” ve “bu adımın yanlış olduğunu” söyleyerek değerlendirdi.
Erdoğan, Trump’la yapacağı görüşmeden sonra Türkiye’ye F-35’lerin verilmesini bekleyip beklemediği yönündeki bir soruya ise, “Şu anda tekrar bu konuları görüşeceğiz.” diye yanıt verdi ve bu görüşmede hem F-35, hem de F-16’larla ilgili son durumu ele alacaklarını belirtti.
ERDOĞAN, TÜRK-AMERİKAN YÖNLENDİRME KOMİTESİ YEMEĞİNDE KONUŞTU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Türk-Amerikan Yönlendirme Komitesi yemeğinde açıklamalarda bulundu.
Türk-Amerikan toplumuna her alanda destek olmayı sürdüreceklerini belirten Erdoğan, “Sizlerin başarırılarıyla iftihar ediyoruz. Türk-Amerikan komitesı daha fazla alanda temsil edilmeli” dedi.
Trump’ın yeni döneminde diyalogların hız kazanmaya başladığını dile getiren Erdoğan, “Trump ile ekibi ile sürekli iştişare halindeyiz. Perşembe günü Washington’da bir araya geleceğiz. Birçok önemli konuyu ele alacağız” diye konuştu.
Erdoğan, özellikle son dönemde İslam düşmanlığı ve kültürel ırkçılığın dünya genelinde endişe verici boyutlara ulaştığına dikkati çekti. Erdoğan, nefret söylemlerinden beslenenlerin azınlıkta kalması ve siyasete nüfuz edememesi için herkese görevler düştüğüne işaret etti. Amerika’daki Müslüman toplumuna ve Türk vatandaşlarına güvendiğini vurgulayan Erdoğan, “Amerika’daki İslam toplumunun gücünün dünyadaki tüm Müslümanlar için bir güven ve cesaret kaynağı olacağına inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye hakkı haykırdıkça, bölgesinde barışı ve adaleti savundukça, Gazze başta olmak üzere mazlumlara sahip çıktıkça, Türkiye’yi ve şahsını susturmaya, yıldırmaya yönelik kampanyaların arttığına dikkati çekti.
Bu kampanyalara prim vermeyeceklerini, baskılara da asla teslim olmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Her kim Tayyip Erdoğan’dan ve Türkiye’den zulme rıza göstermesini, katliamlar karşısında sessiz kalmasını bekliyorsa, hiç boşuna beklemesin. Bizi, doğruları cesaretle dillendirmekten hiçbir güç, lobi, dezenformasyon faaliyeti alıkoyamaz. Her zaman söylüyorum, bugün bir kez daha ifade ediyorum. Biz, yalnızca rükuda eğiliriz, secdede diz çökeriz. Bunun dışında hiçbir zaman eğilmeyiz, bükülmeyiz. Yıpratma kampanyaları karşısında Türk-Amerikan toplumunun dayanışma içerisinde hareket etmesi, ihtiyaçtan öte zarurettir. Farklılıklarımızı mesele etmek yerine, ortak değerlerimiz ve endişelerimiz etrafında kenetlenmemiz gerekiyor. Bir olacağız, birlik olacağız, omuz omuza hareket edeceğiz. Toplu vuran yürekleri topun sindiremeyeceğini akıllarımızdan bir an olsun çıkarmayacağız. Bu istikamette atacağınız her adımda şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da yanınızda olmayı sürdüreceğimizden şüpheniz olmasın. Rabbim birlik, beraberlik ve dayanışmamızı daim eylesin.”




